şiir
GİDİŞİN HİKÂYESİ
Yaprak hışırtıları arasında
Hıçkırıkların boğuluyordu
Rüzgâr gözyaşlarını
Toprağa savuruyordu
Yapraklar dökülüyordu
O kumral saçlarına
Hava soğuktu
Rüzgâr esiyordu
Ama sen bunlara aldırmaksızın
Ağlıyor ve hıçkırıyordun
Omzuna bir yaprak düştü
Ve yine hıçkırıklara boğuldun
Ellerin soğuyordu yüzünse bembeyaz olmuştu
Ağlamaktan kızaran gözlerini
Cılız sokak lambası alıyordu
Bu ayrılığın gerekli olduğunu
Kabullenmişti gözlerin
İki bavulun vardı
Biri bende diğeri ise sende
Biri boştu bavulun
Âdetindi iki bavul götürmek
Hoşuna giderdi onları taşımak
Ayrılık vakti gelmişti
Rüzgârda gitmeni istemiyordu sanki
Otobüsün kalmak üzereydi
Bana SON kez sarıldın
Ve bindin otobüsüne
Artık bende ağlıyorum
Yüreğim, bedenim buz kesilmişti
Arkandan bakıp kalmıştım
O an orada donup kaldım sanki
Eve esen rüzgârla geri döndüm
Evin içi çok soğuktu sensiz
Yatağımda evden farksız değildi
Özlüyordum seni
Seni çok sevdiğimi anlıyordum
Kim bilir neredeydin şimdi
Sabah seninle gittiğimiz
Yoldan gittim terminale
Gittiğin otobüs çoktan gelmişti
Geri dönüşte göremedim
Saçlarına dökülen yaprakları
Rüzgârın toprağa savurduğu
O gözünden düşen damlaları
ESY

Yorum Gönder
0 yorum yazilmistir