GUSÜL İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

27/6/2007 -Kategori: dini bilgiler

                                                   

 

                                    

                      Üzerlerine Gusül Gerekli Olanların Yapmaları Mekruh Olan şeyler:


1) Din kitaplarından herhangi birini el ile tutup okumak.

2) El ve ağzı yıkamadan yiyip içmek.

3) El ile tutmayıp yer üzerinde bulunan bir sayfaya veya bir levhaya Kur'an'dan yazı yazmak. Bu da İmam Muhammed'e göre mekruhtur.

Cünüb ile hayız ve nifas halinde bulunanların Kur'an-ı Kerim'e bakmaları mekruh değildir. Bu, el ile tutmak hükmünde değildir.

İmam Malik'e göre, Cünüb olan kimse, Kur'an okuyamazsa da hayız halinde olan kadın okuyabilir; çünkü cünüb olan kimse hemen yıkanabilir. Fakat adetli ise, adet müddeti dolmadan yıkanamadığı için özürlü sayılır.

                  Gusül Etmesi Gerekenlere Haram Olan Şeyler:

Kendilerine gusül farz olanlara-hayız ve nifas halindeki kadınlar da aynı hükme tabidir- gusletmeden önce haram olan şeyler şunlardır:

1) Namaz kılmak, tilavet secdesi yapmak. Bir ayet olsa bile, Kur'an niyeti ile Kur'an okumak. Yalnız hamd ve dua ile ilgili ayetleri, dua ve zikir niyeti ile okumak caizdir. Cünüb veya adet halinde olan bir kadının dua niyeti ile Fatiha Suresini okuması caizdir.

Yine bu durumda olan kimsenin çocuklara Kur'an ayetlerini kelime kelime öğretmesi de caizdir. Şehadet kelimesini söylemek, tesbih ve tekbir getirmek yine caizdir.

2) Kur'an-ı Kerim’e, bir veya yarım ayet olsa bile, el sürmek ve Mushaf-ı Şerif'i tutmak haramdır. Ancak Kur'an'a yapıştırılmamış olan bir kılıf, bir mahfaza ve sandık içinde onu taşımak ve onu dış taraftan tutmak caizdir.

3) Kabe'yi tavaf etmek ve bir zaruret olmadığı halde bir mescide girmek veya içinden geçmek. Fakat zaruret hali olursa, geçilebilir. Bir kimsenin evinin kapısı, mescidin içine doğru açılsa ve evine girip yıkanmak için mescit içinden geçmek zorunda kalsa, o kimse mescit içinden geçerek evine girer ve yıkanır. Bu bir mecburiyet halidir. Mescit içinde uyurken ihtilam olan kimse, dışarıya çıkmak için teyemmüm eder; fakat bu teyemmüm ile Kur'ân okuyamaz, namaz da kılamaz.

4) Üzerinde ayeti kerime yazılı bulunan bir levhayı veya bir parayı el ile tutmak.

 

              Boy abdesti almak gerektiği halde yıkanmamanın hükmü nedir?

Bir mü'min, su iktiza ettiğinde, o haliyle en çok bir namaz vaktini kaçırmayacak kadar kalabilir. Ama bu en son limittir. Zira namazı kaçırmak haramdır. Burada esas olan ise, ilk fırsatta o halden kurtulmaktır.

Bir hadislerinde Efendimiz (s.a.s.) böyle bir durumda namaz abdesti gibi abdest alıp yatmayı tavsiye ediyor.( Buharî, Gusül, 26) Hz. Aişe validemizin "Su iktiza edince yer, içer ve otururdu." şeklindeki ifadeleri de, hadis şerhlerinde abdest alıp, elini-ağzını yıkadıktan sonraya hamledilir. Yalnız bir defasında Nebiler Serveri -ihtimal ki ümmete talim için- mescide çıktı, ön safa kadar geldiğinde hızla geri döndü ve hücre-yi saadetlerine girdi. Bir müddet sonra çıktığında başından sular damlıyordu.( Buharî, Gusül, 17.) Belki Allah Resulü, bununla ümmete her şeyi göstermek istiyor, böyle bir durumda unutarak camiye girmenin bir mahzur teşkil etmeyeceğini gösteriyordu.

Bir başka defasında da kendisini görünce kaçan Ebu Hureyre'ye daha sonra bunun sebebini soruyor. "Necistim ya Resulallah!" cevabını alınca "Sübhanallah! Hiç mü'min necis olur mu?" (Buharî, Gusül, 23) buyuruyor ve âdeta bu durumda da cemaat içinde oturulabileceğini vurguluyor.

Hz. Aişe validemizin ifadeleriyle Allah Resulü (s.a.s), hanımı aybaşı halinde iken Hz. Aişe (r.anha)'nin dizine başını kor, yanına oturur, örtüsünü de üzerine alırdı.( Buharî, Hayz, 2.)

Ayrıca çok önemli gördüğümüz bir hususa dikkatleri çekmek istiyoruz: İnsanı, maddî sebepler itibarıyla Allah’ın sıyanetinden (koruması) çıkarabilecek bazı hâller vardır. Erkekler için cünüp olma hâli de bunlardan biri sayılabilir. Bu hâlden kurtulmak iradî olduğu için, insanın yıkanmasını tehir etmesi, ilâhî sıyaneti inkıtaya uğratabilir. Onun için bu hâli fazla uzatmamak ve hemen o hâlden kurtulmak gerekir. Zira bu, hadisin ifadesiyle kanın aktığı mecrada dolaşan şeytan ve emsali varlıklar için en müsait bir zemin ve vasattır.

            Guslün Farzları

Guslün farzı “Cünüp iseniz tastamam yıkanın.” (Mâide 5/6) ayetinin ifadesiyle bütün vücudun tamamen yıkanmasından ibarettir. Ağız ve burun da bedenin dış kısmında olduğundan, bunların da yıkanması gerekmektedir. Bu durumda ağız, burun ve bütün vücudu yıkamak, guslün üç temel esasıdır.


       c) Guslün Sünnetleri Ve Adabı

Gusle besmele ve niyet ile başlamak, önce elleri ve avret yerini yıkamak, sonra namaz abdesti gibi abdest almak, abdestten sonra bütün vücudu yıkamak ve ovalamak, suyu israf etmemek, avret yerlerini örterek yıkanmak ve konuşmamak guslün sünnet

 

 

                    Gusül alırken yarıda abdest bozulursa, gusül bozulur mu?


Gusül abdesti alırken insanın bir yerinin kanaması veya umumi olarak namaz abdestini bozan hallerin zuhur etmesi durumunda bunun gusle herhangi bir manisi yoktur. Ancak böyle bir gusülle ayrıca abdest almadan ibadet etmek mümkün değildir. Guslü gerektiren haller bellidir. Bunlar zuhur etmeden gusle zarar gelmez. Ancak gusül esnasında tazyik olmadan meni veya mezi gelmesi durumunda ihtiyaten gusle yeniden başlamak evladır.

.

 

             Cünüp iken diş doldurttuktan sonra alınan gusül abdestinin hükmü nedir?

Hanefî mezhebinde, gusül abdestinde ağız içini yıkamak farz, Hanbelî'de vacip, Şafiî ve Malikîlerde ise sünnettir.(9) Bu açıdan "mazmaza" yani ağız içinin yıkanması hassaten Hanefî mezhebinde ayrı bir önem taşımaktadır.

Yalnız burada dikkat edilmesi gerekli olan husus, "ağız içi" kavramıdır. Yani yıkanması farz olan ağız içidir; yoksa dişin içi değildir. Bu sebeple dolgulu veya kaplamalı bir diş için gusülde farz olan dişin dış çeperine suyun temas etmesidir. Bu da her hâl ü kârda olacağı için, burada şüpheye esas olabilecek bir mevzu bahis konusu değildir.

Fakat bir Müslüman’ın cünüp halde olmaması, mümkün olduğunca guslü tehir etmemesi meselesi ise farklı bir konu. Ama bunu diş dolgusu veya kaplaması ile karıştırmamak lazım.

 

                                            Guslü Gerektiren Durumlar

1- Cünüplük

İnsanın cinsiyet organından gelen üç çeşit akıntı vardır. Bunlar mezi, vedi ve menidir.

Mezî; cinsel oynaşma, hayal etme ve "şakalaşma sonunda duyulan haz sebebiyle cinsel organdan gelen, ince, şeffaf ve kaygan sıvıdır. Geldiğinin farkına varılmayabilir. Erkekte de kadında da olur.

Vedî; soğuk, ağır kaldırma vs. sebebiyle genellikle idrardan sonra gelen, koyu, kesik kesik ve renk olarak meniye benzeyen maddedir. Bazen cinsel oynaşma sebebiyle de gelebilir.

Menî; Şehvetle gelip, genelde hızla dışarı çıkan ve kendine has kokusu ve rengi olan bir sıvıdır.

Gusül sadece meniden dolayı gerekir. Mezi ve vedinin gelmesiyle sadece abdest bozulur, geldiği yer yıkanır ve abdest alınır.

Cünüplük, cinsi münasebet veya şehvetle meninin gelmesi sebebiyle meydana gelen ve belirli ibadetlerin yapılmasına mani olan durumdur.

Meni gelsin veya gelmesin, cinsi münasebet sonunda kadın da erkek de cünüp olur. Cünüplüğe yol açan cinsi münasebetin ölçüsü ve başlangıcı, erkeklik organının sünnet kısmının kadının organına girmiş olmasıdır. Erkek veya kadından şehvetle meninin gelmesi cünüplüğün ikinci sebebidir. Meninin uyku halinde veya uyanıkken, iradî veyahut da gayrî iradî gelmesi neticeyi değiştirmez. Cünüplük için meninin şehvetle gelmesi şarttır. Ağırlık kaldırma, düşme, hastalık gibi sebeplerle meninin gelmesi cünüplük sebebi değildir.

Uyandığında ihtilam olduğunu hatırlamamakla birlikte, çamaşırında meni bulaşığı gören kimsenin gusletmesi gerekir. İhtilam olduğunu hatırladığı halde elbisesinde böyle bir iz görmeyen kimsenin ise gusletmesi gerekmez

                                              Gusül (Boy Abdesti)

Gusül, bütün vücudun temiz su ile yıkanmasıyla yapılan temizlik işlemidir. Kur’ân’da “Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin.” (Mâide5/6) buyrularak cünüplük halinden kurtulmak için guslün gerekliliği bildirilmiştir. Bir de hayzın kadınlar için mazeret hali olduğu belirtilerek gusledip temizleninceye kadar onlarla cinsel ilişki kurulması yasaklanmıştır. (Bakara 2/22). Cünüplük hali ile kadınların hayız ve nifas kanlarının kesilmesi halinde guslün gerekli olduğu ve bunun nasıl yapılması gerektiği hususuna Peygamber Efendimiz’in söz ve uygulamaları da önemli açıklamalar getirmiştir.

Gusül ile, hayız, nifas ve cünüplük halinin vücutta bırakabileceği kirlilikler temizlenmiş olur.

Guslün, cünüplük halinin vücudda yol açacağı yorgunluk ve gevşekliği giderme, bedende yeni bir denge kurma, kan dolaşımını düzene koyma ve kişiyi ibadet iklimine hazırlama gibi beden ve ruh sağlığı açısından birçok yararı vardır. Daha bizim bilemediğimiz birçok faydaları olabilir.

 

                                 HKN_ESY

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır
« Önceki - Sonraki »

sevmek bir ömür boyu

sevgi, aşk, bilgi, yemek tarifi, şiir, resim ne ararsan var burda....

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

online
site için öneriler
sitemizi beğendiniz mi?

evet
idare eder
hayır


Şu Andaki Durum

Oyunlar Designed by In Obscuro